|
|||||
Bu hediye, Fatih Sultan Mehmed’in İstanbul’un fethinden sonra Galata’da Ne yalan söyleyelim, isabetli bir seçimdi Sezer’inki. Katolik Fatih’in fermanları niçin önemli? |
|||||
|
|||||
Bu hediye, Fatih Sultan Mehmed’in İstanbul’un fethinden sonra Galata’da Ne yalan söyleyelim, isabetli bir seçimdi Sezer’inki. Katolik Fatih’in fermanları niçin önemli? |
|||||
Yakın tarihimizdeki kara delikler
Tehdit edenler bile var. Küfür derseniz gırla gidiyor. Öfkesini yenemeyip aklına geleni sayanlar mı dersiniz, iyiliğimi düşünüp ‘Bu işlere bulaşmasanız’ tavsiyesini su gibi gözüme akıtanlar mı? Kimmişim? Ne yapmak istiyormuşum?
Son zamanlarda bu tip mesajlar artmaya başladı. Normal. Çünkü biraz cesaret gerektiren konulara hep yapıldığı gibi kulaktan dolma bilgilerle değil, belgelerle giriyorum. Bu da bazı “iyi saatte olsunlar”ın canını sıkıyor doğal olarak. Olabilir…
Yürüyüşümü yıllar önce şöyle formüle etmiştim: Tarihle birlikte düşünmek. Bu uzun yürüyüş sırasında rastladığım ipuçlarını çözüyorum okurlarımla. Düşünmeye çalışıyoruz. Ama boş boş, Nasreddin Hoca’nın Hindisi gibi düşünmeye değil, buna “spekülasyon” diyoruz. Bilgiler ve belgeler üzerinde düşünmek. Asıl zor ve makbul olan düşünme de bu değil midir?
Kararım: Tarihle birlikte düşünmeye devam. Gelmek istemeyenler memleketlerine dönebilir.
Geleceklere sözüm: Yürüyelim arkadaşlar…
Bugün her biri üzerinde ayrı ayrı yazılar yazılabilecek bazı konu başlıklarını paylaşacağım sizinle. Kızıp köpürenler olabilir, sevinçten el çırpanlar olabilir. Beni ilgilendirmiyor. Beni öğrenmenin heyecanını duyanlar ilgilendiriyor. Gözlerinde kıvılcımlar çakanlar…
Belki hepsi üzerine yazmak nasip olmayabilir diye maddeler halinde bir toparlama yapmak istiyorum.
Yazının devamını oku »