Uğur Mumcu Cinayeti: On Dördüncü Bölüm

Önceki gün Uğur Mumcu’nun katledilişinin on dördüncü yıldönümüydü…

Düzenlenen anma merasimlerinde Mumcu Cinayeti’nin hâlâ aydınlatılamamış olmasına
tepki gösteriliyordu. Eşi Güldal Mumcu, “Umutlu olmak istiyoruz” diyordu…
Yazının devamını oku »

Tamer KORKMAZ kategorisinde yayınlandı. » yorum bırak;

Hangi birini yazayım?

Size bütün samimiyetimle söylüyorum, meslek yaşamımda hiç bu kadar kararsız
olmamıştım. Hrant Dink’in ölümünden hemen sonra aklıma o kadar çok şey
üşüştü ki, hangi birini yazacağımı şaşırdım.

Kategorize de edebileceklerim vardı, belli bir konsept bütünlüğü içine koyabileceklerim ve ancak alakasız şeyler de vardı.

Ne yapacağımı şaşırdım inanın. İsterseniz anlatayım da durumuma siz karar verin…

Telefonda bir dostum haber verdi ölümü. Bilmiyorum, o an neyle
meşguldüm; ama hemen interneti açtım… Tuhaf değil mi sizce, internet
artık benim gibilerin ilk başvuru kaynağı olmayı başarmış. Gerçekten de
haklıydı arkadaşım; Hrant Dink’in, başına sıkılan kurşunlarla
öldürüldüğünü yazıyordu tüm internet siteleri. Sonra televizyonu açtım,
benzer görüntüler…

Yazının devamını oku »

Nedim HAZAR kategorisinde yayınlandı. » yorum bırak;

Hepimiz Ermeni miyiz?

Bilumum soruları, mantıklı/uçuk komplo teorilerini, toplumsal gidişatın geldiği
tehlikeli noktayı, katmanlar arası gerilmiş iplerin kopma noktasına
gelmesini filan bir kenara bırakalım… Ve hatta işin hüzünlü ve iç
burkan yönünü de bir kenara itelim bir süreliğine..
Hrant Dink cinayeti öncesi tüm tartışmaları, atışmaları, ‘Milliyetçilik’ adı
altında genç kuşağa pompalanan bağnaz ırkçılığı da geçici olarak rafa
kaldıralım…

Dink’in cenazesinde ortaya çıkan manzara üzerine biraz zihin jimnastiği yapalım:

Bizzat katilin de itiraf ettiği gibi; bu cinayetin bu kadar
büyük infial meydana getireceğini kimse bilemezdi. Toplumsal tepkinin
bu kadar geniş ve kuvvetli bir şekilde tebarüz edeceğini de tahmin
edebilecek kimse olmazdı sanırım.
Yazının devamını oku »

Nedim HAZAR kategorisinde yayınlandı. » yorum bırak;

Vasatın Kasaplığı – Nedim HAZAR

STV’de yayınlanan bir dizi var biliyorsunuz: Yağmurdan Sonra… Avrupa Yakası, Selena, Bin bir Gece masalı gibi Batı öykünmecisi dizilere inat, bencileyin bir öyküsü, kendince senaryosu olan mütevazı bir dizi.

Bayramda ilk günü ‘acemi kasap’ haberiyle idare eden Sabah gazetesi, TV eleştirmeninin sağdan soldan duyduğu eksik gedik bilgilerle döşediği köşe yazısını manşetine çekmiş. Yağmurdan Sonra dizisinin yaklaşık on bölümden beri devam eden sekansının son bölümün finalindeki, örtüsünden dolayı tedavi edilmeyen kadını, ‘Konya olayına misilleme’ olarak akıllara ziyan bir hesaplaşma içerisine girmeye kalkışıyorlar.

Yazının devamını oku »

Nedim HAZAR kategorisinde yayınlandı. » yorum bırak;

Hatırla… (3)

1920′de nüfusunun %56’sı Şii olan Iraklılar nezdinde, İngiliz mandasının Osmanlı hakimiyetinin yeni bir çeşitlemesinden ibaret olduğunu hatırla. Haşimi Faysal’ın Irak tahtına İngiliz subaylarının koruma ve refakatinde çıktığını, kötü şöhretli babasının(1) eski çevresi dışında pek az taraftar bulduğunu, cülüsünü izleyen isyanları bastırmanın İngiltere’ye “400 asker ve kırk milyon sterline mal olduğunu” hatırla.Milliyetçi El Fatat örgütü üyesi Faysal’ın 1916 Şam Protokolü’nde(2) imzası olduğunu hatırla. Faysal’ın Sünni Arap milliyetçiliğini şekillendiren ve kışkırtan eğitim sisteminin, Iraklı Kürt ve Şii nüfusun büyük tepkisini çektiğini hatırla. Faysal’ın ordusunun başında, askeriyenin modernleşmesinde büyük emeği olan, Irak milliyetçisi ve İngiliz yanlısı Nuri Sait Paşa’nın olduğunu hatırla. Kürt ve Şiilerin kralın ordusunda görev almayı reddettiklerini hatırla. 1930′da İngilizlerin Başbakan atanan Nuri Sait Paşa’nın, Türk Harbiyesi mezunu olduğunu hatırla. Nuri Sait Paşa’nın 1930-1958 arası ondört kez başbakan yapıldığını, 1932′de İngiliz mandasını sona erdiren antlaşmanın müellifi olduğunu hatırla. Yeni antlaşmanın, Irak’ın kurtuluşu anlamına gelmediğini, İngiltere’nin Bağdat’taki Habbaniye, Basra’daki Şubeybe hava üslerini muhafaza ettikten başka, tüm liman, havaalanı ve demiryollarını izinsiz kullanma imtiyazını aldıklarını hatırla.Başbakan Tony Blair’in 2005 Noel’inde ziyaretle “sürpriz” yaptığı İngiliz askerinin, Şubeybe hava üssünde konuşlanmış olduklarını hatırla: “Bakın, çocuklar…(3) her şeyden önce… burada yapmakta olduğunuz iş… ne kadar zor olursa olsun… sahici önemi haiz tek şey… bu ülkenin halkının istediği demokrasiye kavuşmasına yardım etmeye çalışmaktır. Bunu yapmanın tek yolu Irak güçlerinin, polisinin ve Irak ordusunun inşa edilebilmesi için gerekli güvenlik ortamını sağlayabilmektir…vs.vs.” Blair’in söyleminin 77 yıllık söylem olduğunu hatırla.

Filistin toprakları nasıl parçalandı?
Yazının devamını oku »

Alev ALATLI kategorisinde yayınlandı. » yorum bırak;

Hatırla… (2)

Yirmi birinci yüzyıl ulusal devletlerinin çıkarlarının, petrol şirketlerinin çıkarlarına sıkı sıkı bağlı olduğunu, şirketlerinin dışişleri bakanlıklarının fiili uzantıları gibi çalıştıklarını hatırla. Devlet yöneticilerinin petrolcülerin önlerini açmak için çalışırlarken, şirketlerin ülkenin petrol ihtiyacının karşılanmasını garantilediklerini hatırla.

“Bu ortakyaşam (1) ilişkisinin en iyi örneklerinden birisinin Sarkis Gülbekyan’ın kurulmasına öncülük ettiği Türk Petrol Şirketi (2) olduğunu hatırla. “Bay % 5″ lâkaplı Gülbekyan’ın, 1869 Üsküdar doğumlu (3) İngiliz vatandaşı olduğunu hatırla. Londra’da petrol mühendisliği eğitimi gördüğünü, Hollanda’nın Shell petrol şirketinin kuruluşunda görev aldığını hatırla. Türk Petrol Şirketi’nin (4) 1908′de İran’da, Mescid-i Süleyman’da petrol bulunmasından üç yıl sonra 1911′de kurulduğunu hatırla. 1911′in, Winston Churchill’in Donanma Birinci Lord’u (5) atandığı yıl olduğunu hatırla. Mescid-i Süleyman petrolünün, İngilizlerin gözlerini Mezopotamya’ya çevirdiğini, aramalara Musul’dan başlandığını, “arkeolog” kisvesindeki yabancı jeologların Osmanlı topraklarına doluştuklarını hatırla. İngilizlerin, Irak’ı, sömürgeleri Hindistan’a açılan bir kapı olarak gördüklerini, petrolü, Kraliyet donanmasının yaşam suyu olarak değerlendirdiklerini, Churchill’in “petrolün Kraliyet donanmasının üstünlüğünü sürdürmekte olağanüstü (5) önemi” olduğunu ilân ettiğini hatırla. Churchill’in “petrol danışmanı”nın, Sarkis Gülbekyan’ın patronu, Shell petrol şirketinin kurucusu, Marcus Samuel’in ta kendisi olduğunu hatırla.

Tüm mesele petrolün kontrolü
Yazının devamını oku »

Alev ALATLI kategorisinde yayınlandı. » yorum bırak;

Hatırla… (1)

ZAMAN GAZETESİ [İnternetin İlk Türk Gazetesi] – [Yorum - Alev Alatlı] Hatırla… (1)

[Yorum - Alev Alatlı] Hatırla… (1)
Mısır’ı yetmiş yıl(1) süreyle işgal altında tutan İngilizlerin, İşgal Kuvvetleri Başkumandanları, palabıyıklı ve de fesli “Earl,”(2) Mareşal ve Serdarı, Henry Kitchener’ı(3) hatırla. Kitchener’ın Güney Afrika’yı(4) İngiliz İmparatorluğu’na katabilmek için yerlilerin evlerini, köylerini, ekeneklerini bir daha ürün vermemek üzere bir baştan bir başa yakan(5) adam olduğunu hatırla.”Toplama kampı”(6) uygulamasını dünya zulüm tarihine (Hitler’den çok önce) armağan ettiğini hatırla. Kitchener’ın Lübnan ve Filistin’i karış karış gezip, İsrail’in “gelecek”teki sınırlarını belirleyen menfur kadastrocu olduğunu hatırla.
Yazının devamını oku »

Alev ALATLI kategorisinde yayınlandı. » yorum bırak;

Ezberbozan

Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etütler Vakfı’nca (TESEV) yaptırılan geniş kapsamlı ankete göre Türkiye’de başını örten kadın oranı yüzde 73’ten yüzde 63’e gerilemiş!Kamuoyu anketini yapanların zihninde “annelerimizin siyasi olmayan başörtüsü” ile “üniversitelerdeki siyasi türban” gibi politik kompartımanlar bulunduğundan olsa gerek ankette “türbanlı kadınların oranı” ayrıca yer almış…

Yine de sonuç değişmiyor: “Türbanlıların” oranı 1999’dan bu yana yüzde 13’ten yüzde11’e düşmüş!

***

Kasım ayı başında yayınlanacak anket hafta sonunda Hürriyet’in manşetindeydi: TESEV’in anketi, Hürriyet’i şaşırtmıştı…

Hürriyet yöneticilerinin çevresinde yer alan insanların çoğunun -Türkiye’de başını bağlayan kadın sayısının büyük hızla arttığını düşündüğünü söylemeye gerek yok…
Yazının devamını oku »

Tamer KORKMAZ, YAZARLAR kategorisinde yayınlandı. » yorum bırak;