Hangi birini yazayım?

Size bütün samimiyetimle söylüyorum, meslek yaşamımda hiç bu kadar kararsız
olmamıştım. Hrant Dink’in ölümünden hemen sonra aklıma o kadar çok şey
üşüştü ki, hangi birini yazacağımı şaşırdım.

Kategorize de edebileceklerim vardı, belli bir konsept bütünlüğü içine koyabileceklerim ve ancak alakasız şeyler de vardı.

Ne yapacağımı şaşırdım inanın. İsterseniz anlatayım da durumuma siz karar verin…

Telefonda bir dostum haber verdi ölümü. Bilmiyorum, o an neyle
meşguldüm; ama hemen interneti açtım… Tuhaf değil mi sizce, internet
artık benim gibilerin ilk başvuru kaynağı olmayı başarmış. Gerçekten de
haklıydı arkadaşım; Hrant Dink’in, başına sıkılan kurşunlarla
öldürüldüğünü yazıyordu tüm internet siteleri. Sonra televizyonu açtım,
benzer görüntüler…

Yazının devamını oku »

Nedim HAZAR kategorisinde yayınlandı. » yorum bırak;

Hepimiz Ermeni miyiz?

Bilumum soruları, mantıklı/uçuk komplo teorilerini, toplumsal gidişatın geldiği
tehlikeli noktayı, katmanlar arası gerilmiş iplerin kopma noktasına
gelmesini filan bir kenara bırakalım… Ve hatta işin hüzünlü ve iç
burkan yönünü de bir kenara itelim bir süreliğine..
Hrant Dink cinayeti öncesi tüm tartışmaları, atışmaları, ‘Milliyetçilik’ adı
altında genç kuşağa pompalanan bağnaz ırkçılığı da geçici olarak rafa
kaldıralım…

Dink’in cenazesinde ortaya çıkan manzara üzerine biraz zihin jimnastiği yapalım:

Bizzat katilin de itiraf ettiği gibi; bu cinayetin bu kadar
büyük infial meydana getireceğini kimse bilemezdi. Toplumsal tepkinin
bu kadar geniş ve kuvvetli bir şekilde tebarüz edeceğini de tahmin
edebilecek kimse olmazdı sanırım.
Yazının devamını oku »

Nedim HAZAR kategorisinde yayınlandı. » yorum bırak;

Vasatın Kasaplığı – Nedim HAZAR

STV’de yayınlanan bir dizi var biliyorsunuz: Yağmurdan Sonra… Avrupa Yakası, Selena, Bin bir Gece masalı gibi Batı öykünmecisi dizilere inat, bencileyin bir öyküsü, kendince senaryosu olan mütevazı bir dizi.

Bayramda ilk günü ‘acemi kasap’ haberiyle idare eden Sabah gazetesi, TV eleştirmeninin sağdan soldan duyduğu eksik gedik bilgilerle döşediği köşe yazısını manşetine çekmiş. Yağmurdan Sonra dizisinin yaklaşık on bölümden beri devam eden sekansının son bölümün finalindeki, örtüsünden dolayı tedavi edilmeyen kadını, ‘Konya olayına misilleme’ olarak akıllara ziyan bir hesaplaşma içerisine girmeye kalkışıyorlar.

Yazının devamını oku »

Nedim HAZAR kategorisinde yayınlandı. » yorum bırak;

Açıldı av sezonu! (Nedim HAZAR)

Aşk sezonu kapandı, açıldı av sezonu… Aslında ne müthiş bir börtü/böcek, kuş/kelebek, sızma romantizm, ölümüne melankoli yazısının başlığı olurdu değil mi?

Ancak baştan belirteyim ki, pembe gözlüklü okurlarım -üzgünüm- hayal kırıklığına uğrayacaklar. Bu av sezonu Ramazan ayıyla birlikte Andıç medyasının açması beklenen sezondu ve açılış yapıldı arkadaşlar. Hepimize kutlu ve mutlu olsun. Sezonun hit şarkısı elbette ‘Bu sene de cahil gezelim’ olacak… Bütün yurtta, dış temsilciliklerde ve yavru vatanda dönecek aynı plak usanmaksızın.

Yazının devamını oku »

Nedim HAZAR, YAZARLAR kategorisinde yayınlandı. » yorum bırak;

Dogma ve boş inanç! (M. NEDİM HAZAR)

Dogma ve boş inanç!

Önceki akşam yatmadan önce güldürü niyetine Erman Hoca ile Şansal Bey’in kanalına tuşladım.

Oynanan derbi maçı sonrası Beşiktaş’ın teknik direktörüne ‘Görevden alınacağınız konuşuluyor…’ türünden soru içermeyen ‘akla karpuz kabuğu getirici’ bir cümle sarf edildi… Enteresandır aynı soru maçın galip tarafının teknik direktörüne de tevcih edildi. Esas şaşkınlığı ise benzer cümlelerin Fenerbahçe teknik direktörü için kullanılmasına şahit oluşumda yaşadım!

İşte böylesi emsalsiz bir ülkede yaşıyoruz sevgili dostlarım. Öyle bir durum ki; ülkenin üç büyük ve nadide kulübünün, her üçünün de teknik direktörünün gitmesi konuşuluyor. Sizce bunda bir tuhaflık yok mu? Yanlış nedenler üzerinde durup, yanlış sonuçları amaçlıyormuşuz gibi gelmiyor mu size de?

Başka bir enteresanlığı daha sizinle paylaşmak isterim: İlhan Selçuk (kim olduğunu vurgulamama gerek yok sanırım) geçen hafta sonu yazdığı yazısında klasik olarak ‘ülke elden gidiyor, şeyhler şıhlar geliyor’ aforizması düzdükten sonra, eh bu şartlarda Cumhuriyet gazetesinin fiyatına zam yapılmasının normal olduğunu yazmıştı.

Enteresan değil mi? Fiyatına zam yapmak isteyen gazete ülkede gericiliğin başını alıp gitmesini gerekçe olarak gösteriyor! Geçiyoruz…

Yazının devamını oku »

Nedim HAZAR, YAZARLAR kategorisinde yayınlandı. » yorum bırak;