Size bütün samimiyetimle söylüyorum, meslek yaşamımda hiç bu kadar kararsız
olmamıştım. Hrant Dink’in ölümünden hemen sonra aklıma o kadar çok şey
üşüştü ki, hangi birini yazacağımı şaşırdım.
Kategorize de edebileceklerim vardı, belli bir konsept bütünlüğü içine koyabileceklerim ve ancak alakasız şeyler de vardı.
Ne yapacağımı şaşırdım inanın. İsterseniz anlatayım da durumuma siz karar verin…
Telefonda bir dostum haber verdi ölümü. Bilmiyorum, o an neyle
meşguldüm; ama hemen interneti açtım… Tuhaf değil mi sizce, internet
artık benim gibilerin ilk başvuru kaynağı olmayı başarmış. Gerçekten de
haklıydı arkadaşım; Hrant Dink’in, başına sıkılan kurşunlarla
öldürüldüğünü yazıyordu tüm internet siteleri. Sonra televizyonu açtım,
benzer görüntüler…